Hastanede Yalnızca Kantin Mi Var?

Her gün herkesin başına beklenmedik ve istenmeyen kazalar gelebiliyor. Bu tür kazalar sonucunda ise uzun veya kısa da olsa zamanımızı hastanede geçirmemiz gerekebiliyor, hatta hastanede yatılı olarak dahi kalmamız gerekebiliyor. Peki böyle durumlarda test ve tedavi sonuçlarınızı veya doktorunuz ile randevunuzu beklerken ne yapabileceğinizi hiç düşündünüz mü?

Etkinlikler

Çoğu hastanede olmasa da, bazı hastaneler sürekli etkinlikler düzenler. Buna örnek olarak İzmir Medical Park Hastanesini verebiliriz. Burada; babalar günü için indirimler bulunduran “Babama En İyi Ben Bakarım!” etkinliği, aile içi iletişim semineri ve çocuklar için çeşitli etkinlikler bulunduran Dünya El Hijyen Günü gibi etkinlikler bulunuyor

Hastanelerin Sorumlulukları

Etkinlikler planlamanın ve hastaların ruh hallerinin iyi tutulmasının neredeyse tamamen hastanelerin görevi olduğunu söyleyebiliriz. Devlet veya özel hastane fark etmeksizin hangi hastane olursa olsun hastalar ve hasta yakınları kendilerini bu hastanelere emanet eder. Bunun sonucu olarak beklenen en önemli şeylerden birisi ise hastanelerin hastalar için farklı etkinlikler sağlamasıdır.

Özellikle; devamlı olarak hastanelerde kalan hastalar, kaldıkları hastane ne kadar güzel olursa olsun bir süre sonra kendilerini psikolojik olarak kötü hissetmeye başlarlar. Sanki orada kısılı kalmış ve kaçamıyormuş gibi hissetmeye başlayabilirler. Böylesine bir ruh hali ise çeşitli hastalıklar üzerinde kötü etkiler yaratabilir. Aşırı stres ve mutsuzluğun fiziksel reaksiyonlar yarattığı bilinmektedir ve hastaneler basit bir kantin inşa etmekten çok daha ilerisini düşünmelidirler.

Hastanelerin Yapabilecekleri

Hastanelerin yapabileceği en öncelikli şey, hastalarla ve yakınlarıyla konuşmak olacaktır. İnsanların ne tür ihtiyaçları olduğunu ve neler istediklerini öğrenmeden hareket etmeye çalışmak sorumsuz bir yatırım ile sonuçlanabilir. Bu yüzden, yapılabilecek en mantıklı şey, hastalar ile iletişim halinde kalarak, onların istediklerini yapmak ve hastaneyi geliştirmek olacaktır.

 

Her ne kadar kolay bir süreçten bahsetmiyor olsak da, bunun yapılması hem ülkemizin hem sağlık sektörümüzün gelişmesine büyük katkılar sağlayacaktır. Dünyadaki diğer birçok sağlık sisteminden çok daha önde olan sağlık sistemimize sırtımızı dönmemeli ve gelişime açık olmalıyız. Toplumun ihtiyacı olan her sektörde ne kadar bu bilinç edinilirse refah seviyesi de o kadar yükselir.